Menü Kapat

TYB Ankara Şubesi’nde Diriliş Fikrinin Metodolojik Temelleri Ele Alındı

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Ankara Şubesinde düzenlenen program, TYB Ankara Şube Başkanı Mehmet Sait Uluçay’ın açış konuşmasıyla başladı. Uluçay, dinleyicilere teşekkür ederek şubenin kültür hayatına katkı sunan çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Etkinliğin önemine dikkat çeken Uluçay, “Sezai Karakoç’un diriliş fikrini TYB Ankara Şubesinde gündeme getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Böylesine önemli bir konuyu kıymetli hocamız Münire Hanımdan dinleyeceğiz. Konferansımızı izlemeye gelen seçkin misafirlerimize de hoş geldiniz diyorum” ifadelerini kullandı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Ankara Şubesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen konferansta, Prof. Dr. Münire Kevser Baş, Sezai Karakoç’un “Diriliş” düşüncesini modernitenin parçaladığı varlık tasavvuruna karşı bütüncül bir metodoloji olarak ele aldı. Karakoç’un yaklaşımının yalnızca bir fikirler bütünü değil, “yaratılışın metodolojisini model alan” bir sistem olduğunu vurguladı.

Konferansta Prof. Dr. Baş, Diriliş düşüncesinin merkezine yerleştirdiği “Tevhid” kavramının, bir inanç unsurunun ötesine geçerek varlığın birlik ve ahenk üzerine kurulu temel işleyiş prensibi olarak yorumlandığını açıkladı. Baş, bu yaklaşımı Enbiya Suresi’nin 22. ayetiyle ilişkilendirerek, Tevhid’in kozmik düzenin garantisi olarak ele alındığını ifade etti.

Prof. Dr. Baş, Karakoç’un Diriliş metodolojisinin temelinde modernitenin yol açtığı medeniyet krizini tespit eden bütüncül bir bakış bulunduğunu anlattı. Baş’ın değerlendirmesine göre modernite, varlığı fizik ve metafizik olarak ayırarak insanın bütüncül idrakini zedelemiş ve bu durum toplumsal ve bireysel düzeyde bir parçalanmaya yol açmıştır. Karakoç’un bu krize bir “mağduriyet” psikolojisine yaslanmadan çözüm üretme çabasına dikkat çekti.

Konferansta Karakoç’un bütünlüğü yeniden inşa etme teklifinin düşünce, sanat ve şiir alanlarında somutlaştığı aktaran Prof. Dr. Baş, Karakoç’un sanat anlayışının genel dünya görüşünden bağımsız olmadığını; sanatın, Diriliş düşüncesinin estetik bir yansıması olarak konumlandığını belirtti. Karakoç’un ideal insan tasavvurunun “şahsiyet” kavramına dayandığı ifade etti.

Prof. Dr. Baş, Karakoç’un sanatında “müfekkire” ve “muhayyile” ayrımının belirleyici olduğunu vurguladı. Bu çerçevede şiirin, kavramsal açıklamaların ötesine geçen bir idrak alanı sunduğunu; imgelerin hem fizik hem metafizik alanı aynı anda yansıtabilen bir bütünlük taşıdığını belirtti.

Konferansın sonunda, Karakoç’un “Diriliş” fikrinin çağın krizlerine karşı bütüncül bir metodoloji olarak değerlendirildiği ifade eden Baş, Karakoç’un “Günün adamı değil ‘dem’in adamı olmak” ilkesinin, Diriliş düşüncesinin yalnızca geçmişe yönelik bir yaklaşım olmadığını; çağın ruhunu kavramayı ve geleceği inşa etmeyi hedeflediğini aktardı.

Prof. Dr. Münire Kevser Baş’ın değerlendirmeleri dinleyicilerin katkılarıyla zenginleşen bir ortamda tamamlandı. TYB Ankara Şubesi, kültür ve edebiyat dünyasına yönelik programlarını sürdürmeye devam edeceğini bildirdi.

 

 

Bir yanıt yazın